Hayat-ı Şerifleri

Ağustos 6, 2009

Mısırda yetişen evliyanın büyükleeinden. İsmi Hasen bin Ahmed El-Mısri olup, Ebu Ali bin el-katib künyesi ile tanınır. Ebu Ali Rodbari, ebu Bekr-i Mısri ve başka zatlarla sohbet etti. Ebu Ali Müştevli’nin hocasıdır. Kerametler sahibi bir zat idi. Ne zaman bir müşgili olursa rüyada Peygamber Efendimiz (s.a.v.) görür, Müşgülünü arz eder, O da (s.a.v.), müşgülünü hal ederdi.340(m.951)’den sonra vefat etti:

Kendisine sordular “fakirliği mi yoksa zenginliği mi daha çok seversiniz?” Cevabında buyurdu ki, “fakir olup sabretmeyi daha çok severim. Allah u teala, “benim belama sabreden kimse, bana vasıl olur” buyururdu.”

Ebu Ali Bin Katib (r.a.) buyururdu ki:

“Fasıklarla arkadaşlık etmek öyle bir hastalıktır ki; devası, fasıklarla olan beraberliği terk etmekle mümkündür.”

“Allahu tealayı hatırlamakta, O’nu zikretmekte ihlas sahibi olan kimseye, Allah u teala yaptığı ibadetlerin lezzetini duymak ni’metini ihsan eder. Eğer bu lezzetin zevk ile bu ni’metlere şükür eder ise, Allah u teala daha çok ni’met ihsan eder. Allah yolunda yürümek o kimseye daha kolay gelir. Eğer şükür etmezse veya şükürde noksanlık olursa, o zaman o ni’metlerin hepsi elinden gider.”

“Bir kalpte Allah korkusu yerleşirse o kimsenin dilinden lüzumsuz bir kelime çıkmaz.”

“Bir kimse,  Allah-u tealanın rızasından başka bir şeyden vazgeçip O’na yönelirse, Allah-u teala onu kimseye muhtaç etmez.”

“Mu’tezile denilen sapık fırkanın, doğru yoldan ayrılmasına sebep , Allah-u tealayı akıl ile anlamaya, her şeyi akıl yoluyla izah etmeye kalkışmalarıdır.”

“Niyet her şeyin başıdır. Hayırlı işler, iyi niyetlerle, güzel maksatlarla yapılırsa çok sevap olur. Böyle kimseye, Allah-u teala doğruluk, sıhhat ve başka bir çok ni’metler  ihsan eder. Kimin niyetinde zayıflık bulunursa, bildirilen faidelere kavuşamaz.”